Zuhal'in Müzesi

23 Nisan 2011 Cumartesi

Paşabahçe mozaik koleksiyonu


 Paşabahçe mağazalarının sitesini incelerken gördüğüm  ''Mozaik koleksiyonu''nu paylaşmak istiyorum. 

Türkiyenin çeşitli  yerlerinde bulunan mozaik eserlerin desenlerini cam üzerinde çalışarak çok şık bir koleksiyon hazırlamışlar.


 Ayasofya`nın güney galerisi içinde yer alan "Deesis" sahnesindeki Meryem Ana



Antakya`da bulunan ve Princeton Üniversitesi Sanat Müzesi`nde sergilenmekte olan "Medusa Başı Taban Mozaiği"


                 Ayasofya`nın güney galerisi içinde yer alan "Deesis" sahnesindeki Meryem Ana



 Antakya`da bulunmuş ve Antakya Arkeoloji Müzesi`nde sergilenmekte olan M.S. 5.yy`a tarihlenen taban mozaiği.



 Zeugma antik kentinde bulunmuş olan Çingene kız/Gaia mozaiği

Zeugma antik kentinde bulunan M.S. 2.yy sonu 3.yy başına tarihlenen spiral ve geometrik motifli bir taban mozaiği



 Çevlik`te bulunan ve Antakya Arkeoloji Müzesi`nde sergilenmekte olan M.S.2.yy`a tarihlenen "Terkedilmiş Ariadne Mozaiği"ndeki geometrik şemalı bordür motifleri.


Ayrıntılı bilgi için buraya...

Benim 23 Nisan'ım

İçinde bir çocuk yüreği taşıyan herkesin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun...

Benim 23 Nisanlarım çocukluğum boyunca şöyle geçti;

23 nisanlarda hep bir etkinlikte olurdum.Gece eve, Zonguldak'ın meşhur bitmek tükenmek bilmeyen merdivenlerine dayanamayarak, babamın kucağında, yorgunluktan baygın düşmüş halde girerdim. Küçük bir kız çocuğu işte...

Ama çok severdim o yorgunluğu, çok keyif alırdım 23 nisandan. İlkokul hayatım boyunca Zonguldak halk oyunları ekibindeydim okulda. Şıkır şıkır bir oyun,sadece bayanlar oynar. Biraz oynak sayılırım hala, bundan ileri gelir. :))

23 Nisan günü sabah saatlerinde evden çıkar, provalar,okul da toplanmalar, gez,toz falan... En son akşam, kapalı spor salonunda tüm okullar hünerlerini sergilerdi. Ondan sonrası zaten yorgunluktan baygın düştüğüm aşama.

Aslında çocuk duruşunda, böyle oyunlar acemi bir güzellikle duruyor. O zamanlar insan kendini profesyonel sanıyor o ayrı :))

Çocukken 23 nisanlarda hep özel hissettim. Sadece kendimi değil bütün çocukları, Bize bir bayram hediye edilmiş olmasını her zaman büyüleyici buldum. Hala da öyle hissediyorum. İşte bu yüzden hala heyecanla karşılıyorum 23 nisanı herhangi bir kutlamam olmasa bile.

Bir çocuğum olursa şayet, geri kalan hevesimi de onunla beraber almayı umuyorum 23 nisandan. Doğur, büyüt, 23 nisanı anlar yaşa getir, provalar, gösteriler, kostümler, balonlar... Daha çok yolum var.  :))

Büyüdükçe bu tatlı yorgunluklar azaldı,azaldı,azaldı ve nerdeyse bitti. Şimdi 30' lu yaşlarımda tatlı yorgunlukların hayatımızda daha çok olması gerektiğine inanıyor ve bunun için çabalıyor olsam da ol-mu-yor. Bu defa önümüzde bir sürü engel...Üzerimizde sadece acı bir yorgunluk...Günlük sıkıntılardan derbeder oluşlar...

İçimizdeki çocuğu yaşatmak o kadar zor ki... Bir defa büyüyünce, içindeki çocuğu araki bulasın. Yatağın altına saklanmış da inadından çıkmıyor gibi.

Elinden balonu alınmış da küsüp gitmiş gibi.

''Nasıl ikna edebilirim onu acaba''...

Ama hiç büyütmemiş olsak öyle mi? Bir çikolataya kanar belki.

Ben yine kanarım o ayrı :))

***
Bu yazıyı yine de eleştirel bitireceğim; 23 Nisan için birçoğumuzun yapacağı şey facebook'taki profil resmimizi değiştirmek, sonra da gün içinde 2-3 tane müzikli gönderi yapmak olacak. Sadece yarın değil her önemli günü bu şekilde kutluyoruz artık. Ama ben sokakta kutlamak istiyorum her özel günü. Kalabalıkların arasında. Şimdi sıkıyorsa çocuğunuzu kalabalıkların arasına sokun da görelim. Ama biz çocukken annemiz babamız her dakika peşimizde değildi. Okula bırakıp okuldan almazdı. Şimdi de eviyle aynı sokaktaki okula gidiyor çocuklar ama ebeveynleri okulun önüne kamp kuruyor. Bunu yapmakta, endişelenmekte haklılar mutlaka. Sokaklar artık güvenli değil.

Annem de beni çocukuluğum boyunca uyararak büyüttü küçük bir kentte yaşadığımız halde. Dışarıda kimseye kanmamam gerektiğini hep vurguladı hep hatırlattı çalışan ve her zaman yanımda olamayan bir anne olarak.Bu uyarılar gözümü açtımı bilmiyorum. Hala safım biraz. Ama en güzel alışkanlığım çocukluğum boyunca, herşeyi paylaşmak oldu annemle. Ne olursa olsun hep yanımda olduğunu bildim. Okuldan bile kaçsam söyledim,''bütün arkadaşlarım kaçtı ben de kaçtım'' dedim. Hiçbir zaman da sert bir tepki almadım. Bence annemin yaptığı doğruydu. Hiçbir baskı beni yanlış bir yola itmedi, ne çocukken ne de büyürken Doğru insan mıyım. Hayır, elbette değilim. Ama şimdiki çocuklar gibi de değilim. Annem ya da babam beni oyalanayım biraz diye bilgisayardan oyun açmadılar çünkü. Sokakta çizgi oynadım. Etüt merkezlerine ödev yapmaya gönderilmedim. Bu yüzden şimdiki çocukların yanında  saf kalıyorum. Yaşamdaki yarışa hazırlıklı büyüdükleri için. Bizim dünyadan haberimiz yoktu. Sadece çocuktuk

Ben aslında hala sokakta vakit geçirmeyi severim. Facebook'ta 300 kişiyle gönderi paylaşmaktansa  iki arkadaşmla güneşli bir havada kahkahalar atarak, bağıra bağıra konuşarak, gerçek kahve içerek (facebook'ta resim yolluyoruz hani birbirimize ve içimiş kadar oluyoruz:)))) birşeyler yapmayı severim. Her yaptığımı da herkes bilmesin isterim. Tweet ile hayat mı geçer? ''Gel ben burdayım takıl bana'' yazsan kimse gelmez. ''e tamam netten payşlaşıyoruz ya, beni kaldırma şimdi pc başından 3 dakikalık şey için, iki resim at görelim''...

***

Ne biçim bir bayram kutlama yazısı oldu. Nerden nereye nasıl geldim ben de anlamadım. Düşündükçe yazdım.Sonuna kadar tahammül eden olursa bilmek isterim.

Mutlu bayramlar.

Eleştirdiğim herşeyi ben de yapıyorum. Hatta bu yazıyı yazarken yapmış oldum.

Facebook'taki profil resmimi çoktan değiştirdim. 

22 Nisan 2011 Cuma

kaçi boynuzu tozu,pekmezi...faydaları...


















Benim gibi demir eksikliği çekenler bilir ki keçi boynuzu pekmezi de tozu da kansızlığa çok iyi gelir. Bunları ve aşağıda yazacaklarımı öğrenmeden önce yani çocukluğumda hatırladığım keçi boynuzu, çok büyük bir ağaçta yetişen,herkesin koparıp zevkle yediği benimse ''kabuklu birşey bu.. neden yiyelimki'' diye düşünerek ürkekçe uzaktan baktığım meyveydi.(meyvemiydi? meyve midir? herhalde meyvedir.)

Yetişkin bir kadın olduktan sonra (yetişkin derken kendimi öyle hissettiğimden değil artık öyle anılıyor olmaktan, ben 77 doğumluyum yoksa  :))) kadın halleri malum, demir düşüyor. İşte bendeki (kronik) demir eksikliği, kansızlık durumları araştırmaya itiyor insanı, ''hapı  yutmak''la olmuyor her zaman. Yaşamı da vücuttaki eksiklere göre düzenleyip, beslenme alışkanlıklarını değiştirmek gerekebiliyor.

Konuya giremiyorum gevezelikten...Çok da uzuzn uzadıya anlatmayacağım zaten aklıma gelmişken bir iki birşey sadece...

Mesela  Ege'nin annesi, benim de arkadaşım Fatma, sütün içine keçi boynuzu tozu koyuyor kakao yerine. Geçen akşam bize de yapt,keyifle içtik, öneririm. Kakaolu karışımlardan daha güzel, daha yararlı.

Aynı toz kakao kullanmak istediğiniz her yerde kullanılabiliyor; kurabiye, pasta gibi.



                                  keçi boynuzunun ağaçta olgunlaşmamaış hali

Bir de keçi boynuzu pekmezi var tabi. Onunla ilgili de netten bulduğum bazı kısa faydalar şöyle;

1. Kalsiyum bakımından çok zengindir (sütün 3 katı)

2. İçindeki E vitamini sayesinde; öksürüğe, gribe, kemik erimesine ve kansızlığa iyi gelir

3. Balgam söktürür,göğsü yumuşatır,bronşları açar, sigara tiryakileri için faydalıdır ve nefes darlığına oldukça etkilidir.(Alerjik nefes darlığı çekenlere ısrarla keçiboynuzu pekmezi tavsiye edilir.)

4. Yüksek ham selüloz etkisi ile bağırsak rahatsızlıklarına ve gastrite etkilidir. Mide ve bağırsak gazlarını dışarı atarak mide şişkinliğini giderir Bağırsak kurdu, tenya, solucan gibi bağırsak parazitlerini temizler. Mideye kuvvet verir.

5. Yüksek mineral ve vitamin içeriği ile de diş ve diş etleri üzerinde çok olumlu etkileri vardır.

6. Yüksek doğal şekerler , zengin mineraller (özellikle çinko) ve vitaminler (A , B , B2, B3, D) içeriği dolayısıyla doğal güç ve besin kaynağıdır.

7. Yüksek sodyum ve potasyum içeriği sayesinde tansiyon, karaciğer ve akciğer üzerine çok yararlı etkileri bulunmaktadır. Kanın zehirli maddelerini temizler.

8. İnsanlığın korkulu rüyası akciğer kanserini %90 oranında önleme gücüne sahiptir.

9. Kalbe faydalıdır, kalp çarpıntısını önler

10. İnsan vücuduna giren radyasyonu dışarı atar.

11. Dogal bir dopingdir

Ayrıntılı bilgi için İbrahim Saraçoğlu'ndan yararlanabilirsiniz.

keçi boynuzu ağacı-gölgesi çok büyük güzel bir ağaç