Zuhal'in Müzesi

Hobi - YapıYorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hobi - YapıYorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ocak 2014 Salı

Sabun süsleme...

Sabun süsleme deyince sabunu kendim yaptım ya da sabunun kendi üzerinde çalışmalar yaptığım düşünülmesin. Ben sadece marketten daha önce almış olduğum minik sabunları paket yaptım diyelim.  Yılbaşı için yaptığım kurabiyelerle birlikte sevdiğim birkaç isme hediye gittiler. Sabunları özellikle havluyla ikili yaparak hediye etmek hoş oluyor bence

Sabunun altına koyduğum malzeme eşimin bana bir zaman getirmiş olduğu -hangi zaman olduğunu hatırlamıyorum ne yazık ki :(- çiçeklerin dış kaplamasıydı. Malzemeyi çok doğal bulduğum için saklamıştım. Aynı sabunlardan Deniz Lal'in diş buğdayı için de süslemiştim. Merak ederseniz burada.


29 Temmuz 2013 Pazartesi

Deniz Lal'e Tütü Etek



Bu ikinci tütü eteğimiz.

Bu defa beyaz yaptım. Üzerindeki çiçekler annemin vazosundan yürüttüğüm çiçekler.

Çaktırmayın :)

Manken de benim tatlı prensesim...

28 Temmuz 2013 Pazar

Tütü Etek Yaptım




En sonunda bir kız annesi olarak ben de tütü etek yapma kararı verdim. Uzun zamandır Deniz Lal'in 1. yaş doğum günü için bir takım da ben mi alsam diye uzun uzun araştırıyorum. Fiyatları da güzel hani. Öyle ucuzcacık değil. Geçenlerde bu yazımda ne kadar kolay olduğunu  söylemiştim. En sonunda kolları sıvadım. Hemencecik ilk denemeyi yaptım. Bu akşam tütü etek hakkınBir de da biraz daha araştırma yapayım derken deli-anne'de konuyla ilgili çok güzel bir yazı görmeyeyim mi.

Artık beni kimse tutamaz. Devamı gelecek.

Yaşasın tütü...

Ya da

Tütü maşallah :)

25 Temmuz 2013 Perşembe

Dantel Boyama

Annemin büyük bir hevesle çeyizlerimize ördüğü fakat bizim yüzüne bile bakmadığımız ''tarzım değil'' diye bir cümleyi burnu büyüklükle dilimize dolayarak, elimizin tersiyle ittiğimiz bu çağda, bu danteller ne yapılır?

Tabi ki güzelce boyanır.

Hazır şu sıralar annemin evindeyken tek parça olarak örülmüş ya da değerlendirilmemiş, zaman zaman tepsi örtüsü olarak kullanılmış bazı dantelleri sarıya boyadık. Ardından hepsini nişastayla kolaladık.

Sonuç çok  şirin oldu bence.

Böylece bazı parçaları kendi evimde kullanabileceğim diye düşünüyorum.

İlk olarak birleştirilmemiş motifleri bardak altlığı olarak kullanmayı  düşünüyorum;



İki adet yuvarlak örtü. Biri bardak altlığı olarak örülmüş, diğeri tepsi örtüsü olarak.

 Parçaları ablamla paylaştık. Şu an hangi amaçla kullanacağımız belli değil.zamanla evlerimizde kendilerine yer bulacaklardır. Ekmek sepetine örtü, sehpa örtüsü ve belki yine tepsi örtüsü. Ya da bazı ikramları daha da şıklaştırmak için kullanılabilirler.



İki adet yine tepsi örtüsü olarak örülmüş baklava dilimli örtü. Bunlar da sehpa örtüsü olarak ya da yukarıda bahsettiğim amaçlarla kullanılabilir.



Ve son...Fiskos örtüsü...Favori parçam.


Tatildekilere iyi tatiller...

Çalışanalara kolay gelsin...








19 Temmuz 2013 Cuma

Ekmek Sepeti Yenileme




Zonguldak'ta olmak bana iyi geldi. Mersin'de ne kadar istesem de Deniz Lal ile evde bütün gün yalnız olduğum için hiç birşey yapamıyordum. Burada hiç olmazsa biraz pasımı attım diyebilirim. Ayrıca elimi oyalayan işler çok rahatlatıyor beni.

Annem atacak oldu ben yine durdurdum.

Bu ekmek sepetini yılar önce Mersin'den almıştı hatırlıyorum. Ama son yıllardaki yeri merdivenlerin kenarı olmuştu nedense. Bu defa, annemin tüm memuriyeti boyunca masa altında, emekli olduktan sonra da göğsünü gere gere ördüğü danteller geldi aklıma.

Sepetin içindeki kumaş eskiydi onu çıkarıp temiz pembe bir kumaş yapıştırdım. Desenleri çok yumuşak göze batmıyor. Dikey çubukların olduğu yerdeki kumaşı da sökerek sepetin etrafına dantel geçirerek aynı dantelden iki uzun kenara da birer fiyonk  bağladım.

Sepetin eski halini fotoğraflamamışım. Ama yeni halinin daha güzel olduğuna emin olabilirsiniz. Bir önceki postta görünen diş buğdayı sabunları da sepetin içinde dağıtılmayı bekliyor.

18 Temmuz 2013 Perşembe

Diş Buğdayı Sabunları (% 100 hand made)




Deniz Lal'in diş buğdayı partisini Zonguldak'ta kendi aramızda yaptık.  Annemlerin evi ilçede olduğu için gönlümce herşeyi bulma veya yaptırma şansım yok. Bu nedenler iş başa düştü. Aslında hiç aklımda yoktu Mersin'e gidince hazır yaptırırım diye düşünüyordum. Ama marketlerden birinde 10'lu paket halinde satılan minik sabunları görünce aklım başıma geldi. ''Kıçını kır da bir şeyi de kendin yap'' dedim. ''Lafa gelince el işleriyle uğraşmaktan çok zevk aldığını söyler durursun kızının doğum şekerini hazır yaptırdın bari bunu yap'' dedim. 

Dedi yani. 

İçimdeki ses...

1 paket lavantalı 1 pakette ballı sabunu marketten çok ucuza aldım . Bir paketi 2.95 tl. Eee burada çıktıdan birşeyler yazdırma şansım varsa da vallahi uğraşmadım. ''Kimi bulacağım'' şimdi dedim. Oturdum beyaz kartondan diş şeklinde kestiğim kartları şahane(!) el yazımla doldurdum. Sabuna güzel bir fiyonk attığım organze tüllere, çengelli iğneyle taktım. Yapıştırıcı bile kullanmadım sizin anlayacağınız. Çengelli iğneler de annemle halamın evlerinden topladığım malzeme. Lazım olur diye nazar boncuklu çengelli iğneleri almışlar saklıyorlar. Bakın lazım oldu işte. 

Böylece % 100 el yapımı diş buğdayı sabunlarımız hazır oldu. Mis gibi de kokuyorlar.

5 Şubat 2013 Salı

çocuklar yesin diye...çubuk kraker ve kaşar peynirden cadı süpürgesi...



Facebook'dan takip ettiğim BEBEK ANNELERİ  isimli sayfa bugün paylaşmış bu resmi.

Sadece çocuklar yesin diye değil davetlerimizde yetişkinler için de kullanabiliriz bu fikri. Görüntü şahane gerçekten.

17 Ocak 2013 Perşembe

Vazodan tea-light



Yeni yıla cicim ve eşimle beraber evde girdik.

Son ana kadar da evi hiç süslemedim.

Ama bu Deniz Lal'in ilk yılbaşısıydı.

Son anda bir çam ağacı ve resimlerini görmüş olduğunuz vazodan bozma tea-light'ları yaptım.

Bunlar eşimin bazı özel günlerimizde bana gönderdiği çiçeklerin vazoları. Çiçekçiler içlerine taş  ya da midye kabuğu gibi objeler koyuyor. Çiçekler solunca elimizde tüm bunlar kalıyor malum. Çiçekleri kurutmak gibi bir girişimimde olmaz benim açıkçası. Çok tasvip etmediğim bir olay. Solsunlar ki yenisi gelsin değil mi:)

İşte böylece tek yaptığım içlerine birer mum koymak oldu.

Bana sorarsanız evdeki herşey tea-light olabilir.

Bardak fincan, kase, şekerlik, saksı...

Görüntüsünü beğendiğiniz herşey.

Burada gördüğünüz gibi en olmaz dediğiniz şey bile...

15 Aralık 2012 Cumartesi

Deni Lal'in Kapı süsü



Bu kapı süsü de doğumdan bir gün önce tamamlanabildi. Ablamın hünerli ellerinden çıkmadır kendisi. Ama ben doğum yapacak kadın huysuzluğuyla onu mu eklesek bunu mu eklesek derken ablam aldı götürdü evine ve yaptı getirdi. Ben de konuştuğumla, vır vır ettiğimle kaldım. Ben çok beğeniyorum. Kapı süsü olarak hastaneye de bunu götürdük. Üzerindeki kalpler, balıklar ve deniz yıldızlarının malzemesi kumaş. Herşey evdeki artık kumaşlardan. Hatta çiçekli kumaş eskiden çok sevdiğim bir eteğime ait. Zayıfken giydiğim etek
:((

Başka bir kapı süsü fikri  için buraya da bakabilirsiniz

24 Kasım 2012 Cumartesi

Bebek Anı Defteri




Uzun zamandır bloga koymaya çalışıyorum bu defteri ama olmuyor. Günlerim Deniz Lal'den sonra hep aynı, hep yoğun, hep ilginç.

Ertesi gün doğuma gidecek olmama rağmen yani 11 Eylül günü ''Aman ne gerek var'' dediğim anı defterini aniden yapmaya karar verdim. Hemen sıradan çizgisiz bir defter aldırdım. Daha önce başka bir çalışma için  kesilmiş olan beyaz keten pantolonun kumaşıyla kapağını kapladım ve etrafına pembe kurdale ile çerçeve yaptım. Geri kalanı ise canın ne isterse yapıştır durumu.Hatta doğum için yaptırdığım bebek şekerlerinden birinin lavantasını söküp en üste yapıştırdım. Böylece bebek şekeriyle konsept bir çalışma gibi göründü. Çiçekli kalpler eski bir etekten kesildi. Biraz da pembe boncukla bu iş bitti.

Kalem ablam tarafından yapıldı. Elindeki pembe tükenmez kalemin tepesine içi elyaf dolu minik kalbi yapıştırarak yaptı. Bence çok güzel bir ikili oldu.

Herkese böyle özel günlerde anı defteri edinmelerini tavsiye ederim. Hem çok keyifli oluyor hemde bebeğinize bırakacak bir hatıra daha oluyor.

16 Ağustos 2012 Perşembe

Bebek Saç Bandı



Dün göstermiş olduğum masadaki dağınıklıktan çıkan ilk şey bebişime saç bandı oldu. Büyük ihtimalle o masadan çıkan herşey bebişim için olacak.

Beyaz saç bandını hafta sonu alışveriş yaptığımız bebek mağazasından hediye ettiler. (Mağazadaki saç bantlarını beğenmeyip resimde görünen çiçekli tokaya sarılıp ''bundan saç bandı yapayım'' dediğim için sanırım)

Yapımı çok basit.

Aşamalarıyla şöyle;

Beyaz saç bandındaki sıkıcı kırmızı kurdela sökülür ve yerine pembe çiçek dikilir.

Şimdiki hayalim bu saç bandını Deniz Lal'in başında görebilmek :))

15 Ağustos 2012 Çarşamba

Yeni hallerim...

Hamileliğinin 35. haftasını dolduran bir kadın, doğum iznine de çıkmışsa neler yapar, nelere sarar, akşama kadar bir evi kendi başına nasıl dağıtır? Bunların kitabını yazarım :))

Masadaki dağınıklıktan üretim adına ne çıkacak şu an tam olarak kestiremiyorum, önümüzdeki günler bunu gösterecek.


Bunlarla uğraşırken bugün bir kötülük yaparak yemek yapmadım canım pizza çekti. Hamile kadına bu kadar da kıyak olsun ama değil mi? Sonrasında meyve var tabi. Bu yazın favorisi üzüm.


9 Ağustos 2012 Perşembe

Kaktüslerim...



Çalışıyor olsam yapamazdım. O küçücük, plastik, üst çapı 5 cm. olan saksılarında can çekişip dururlardı. Ama evde geçen zamanlarımı ister istemez evle uğraşarak değerlendiriyorum. Gerçi bundan sonraki hedefim 100.000 parça bir puzzle bulmak ama bulamam herhalde. Dışarının nemi ve sıcağı eve hapsolmama sebep oluyor. Eylül gelse biraz serinlermiyim acaba. Yoksa o zaman da doğum yaklaştı diye yusufcuk kuşuna mı dönerim. Bilemiyorum.

Saksılar buz kovası diye satılıyor. Tanesi 1,5 TL. bence çok yakıştı kaktüslerime.

2 Ağustos 2012 Perşembe

Çiçekli mutfak havlusu



Bu doğum iznine özgü can sıkıntısı nasıl birşey böyle. Ne yapacağımı şaşırmış durumdayım. İşe bile gitmek istiyorum, o kadar sıkılıyorum. Çünkü hava çok sıcak ve gönlümce dışarı çıkamıyorum. Evde sürekli olarak klima çalışıyor, hiç kapatamıyorum. Birileri gelsin veya beni alıp evden çıkarsın diye bekliyorum ki bu bile sıcakla baş etmeme yaramıyor. Dün bir arkadaşımla doğum için gecelik bakmaya çıktık. Vakit akşam üstü  ve tüm mağazalar klimalı olduğu halde ben ikinci mağazada su içinde kalmıştım. Hep diyorum ter bezlerim öncekinin 100 katı çalışmakta.

Bu arada evdeki uğraşlarım nelerdi onları hatırlamaya çalışarak birşeyler yapmaya çalışıyorum. Bu havluları alalı o kadar çok oldu ki hatırlamıyorum bile ama çalışırken elim hiç değmemişti. Biraz da zaman yönetiminde kötü oluşumdan olabilir tabi  Ama yo hayır kendime haksızlık etmeyeceğim. İş dışında kendime zaman kalmıyordu ki yöneteyim.

Havlulara gelecek olursak;
Askıları kendinden hazır olan ve 25 kuruş gibi komik bir fiyata alınan bu  beyaz havlulara sadece birer çiçek diktim. Ama bence onlara bu da yetti. Daha önce de benzeri başka havlu süslemelerim vardı. Buradan görebilirsiniz.

Mutfakta şirin olur diye düşünüyorum.

Ne dersiniz? 

18 Nisan 2012 Çarşamba

Çiçekli Havlular

 Uzun, çok uzun zaman önce yaptığım havlu süslemelerini paylaşmak istedim. Gümüş ve altın simli çiçekler halamın evini karıştırmaca sırasında bulunmuştu. Siyah çiçekleri kimin ördüğünü hatırlamıyorum. Ben de örmüş olabilirim.:)) Havlulardan büyük beyaz olan 2 TL'ye alınmıştı. Küçüklerin ise tanesi 1 TL idi. Havlu kaliteleri hiç fena değil.

Sırada büyük boy turuncu, turkuaz ve krem rengi havlular süslenmeyi bekliyor. Kaç sene sonra yaparım bilmiyorum. :)) Bugün rahatça blog yazmamın sebebi de izinli oluşum zaten. Aslında daha çok, daha çok yapmak ve yazmak istiyorum :)) Fırsat olmuyor ne yazık ki.

Çarşamba izninden iyi akşamlaaaaarrrrr :))




13 Nisan 2012 Cuma

Peçeteden Notlar'da Cupcake Lamba


Merhabalar hafta sonunun kapısı olan güzel cumadan... 

Merhabalar derken çok da keyfim yerinde sanılmasın. Çok sıkıldım son bir haftadır iş yerinde. Bazen bebeğimi dünayaya(inşallah) getirdikten sonra aynı iş yerine dönmeyeyim diye düşünüyorum. Bazen vazgeçiyorum, bazen bilmiyorum, bazen çok kararlı oluyorum, bazen yeter artık benim de dünya kadar hobim, zevkim vardı neden onlara zaman ayıramıyorum diye hayıflanıyorum. Ama tam bir kendin söyle kendin işit.

Derken bu sabah Ayşe Öztaş'ın Peçeteden Notlar sitesinde yaptığı ''Cupcake Lamba''yı gördüm. Dedim ''harika, bundan yapmalı, çabuk bir yerlere resmi kopyala, siteyi kopyala.'' Sonra dedim otur da bloguna kopyala, bloğu açta şu huzursuz iş yerinde iki dakikacık kendi keyfinle ilgilen.

Sonuç; oturdum yazıyorum işte.

Sonra düşündüm resimlerini de koysam kızar mı? Kendi kendime karar verdim; Hayır.

Ben resimleri kendim için koyuyorum bu yazıya, unutmak istemiyorum çünkü, bu lambadan yapmak istiyorum. Siz Peçeteden Notlar'dan bakabilirsiniz. Oradaki anlatım gayet güzel.

Kağıt lamba,cupcake kağıtları ve slikon tabancası gerekli sadece. Maliyeti çok az ama sonuç mükemmel.

Kapıdan bay bay.






7 Nisan 2012 Cumartesi

post-it'den kutu yapımı

İş yerinde kendi kendine rehabilite programım doğrultusunda internette gezinirken rastlamış olduğum ve çok beğendiğim bir fikir. Elimin altında post-it'den bol ne vardı ki. :)) Hemen yaptım iki tane. Pembe olanının içine çekmecemdeki stoktan kutuya sığmayan bir çikolata koyup, kapağını ittirerek kapatarak :)) iş arkadaşımın kızına gönderdim.  Sarıyı yine ofisten biri iç etti, nereye kaybolduğunu görmedim.

Kutu standart boy kare post-it'den yapıldığında klavyenin üzerindeki duruşundan da anlaşılacağı gibi oldukça küçük ama içine şeker, çikolata koymak için ideal. Ayrıca üzeri kumaş fiyonkla süslenebilir.  Değişik boy kare kağıtlardan yapılabilir. Daha çekici olur. Sanırım ben bu kutucuktan rehabilite programım çerçevesinde daha çok yaparım :))






Nerden bulduğuma gelince... Linki aşağıda

http://www.instructables.com/id/Origami-Post-it-box/step15/Now-take-your-trusty-Uhaul-pen-and-flatten-the-edg/

27 Mart 2012 Salı

Pet şişeden çiçek figürü

Çok pratik bir fikir. 

El becerisine bile ihtiyaç yok.


21 Ağustos 2011 Pazar

Aygül'den simitçi tepsisi


İş yerinde msn'im açık olduğu bir anda Aygül tepsi boyamayla ilgili birkaç tüyo istiyordu ama bu kadar çabuk yapacağını hiç düşünmemiştim doğrusu. Eeee herkes benim gibi ağır değil. :)Ama o kadar da tembel değilim canım. şuralarda bir yerlerde benim elimden çıkmış tepsiler olacaktı.
  Aşağıdaki yazıyı da onun bana gönderdiği gibi aktarıyorum, silmek veya değiştirmek istemedim. Resimler de ona               ait. Onun benimle paylaştığı gibi ben de burada paylaşmak istedim. 


Öpüyorum Aygül...


















Merhaba canım;
Tüyo için teşekkür ederim. Uzun zamandır beni bekleyen bu tepsi sehpanın boyama işlemini gerçekleştirdim. Tahtakalede dolaşırken böyle bir parçaya ihtiyaç duyarak almış(misafirlerim gelecekti ve de büyük boy tepsi ihtiyaç olacaktı, ama aynı zamanda başka bir işlevi de olmasını istediğim ve senin kullanımındaki avantajını bildiğim için bu seti tercih ettim ) ve kendim tasarlamak istemiştim. Kısa zamanım vardı ve onun için hayaller kurmuştum. Aslında onun için planladığım kırmızı fiğür tekniğiydi ve bunu çizerek yapmak istiyordum. Fakat bunu yapamadım ve de sade bir şekilde evdeki kullanım alanına girdi. Uzun zamandır onu bu şekilde bekletmem ve kafamıda boşaltmak için bir fırsat olduğunu düşünerek bir anda aradan çıkarmak ve eve geldiğimde bir değişiklik görmek için işe koyuldum. İlk gün istediğim resmi ayarlıyarak yapıştırmam ve renklerden istediğim tonları tutturmuş olmama rağmen ikinci gün vernik işlemi için başına geçtiğimde bir anlık dalgınlık ve kafamı ona kanalize etmememden kaynaklı verniği inceltmeden boca ettim. Bu tarz hatalara hiç olanak vermememe rağmen kafamda takılan şaçmalıkları hallederken biran önce ortadan kalkması için devam ettim ve de dalgalanma oldu. Ama bu durum üzerine devam ettim sonrasında tabi yoğunluk oldu ve koyu vernik rengiyle istediğim renk tonu başka bir renge donüştü ve dalgalanmalar oluştu. Aslında silebilirdim ve tekrar başlayabilirdim hiç yapmadığımı yaparak bu şekilde devam ettim. Koyu vernik ve dalgalanmaların üzerini tekrar iştediğim renge boyadım ve ince vernik tabakasını çektim. Böyle yapmamın sebebine gelince; her şey telafi edilebilir. İş hayatımda olsa asla böyle bir şeyi yapmam ve de kafamı ona vermediğim sürece işin başına oturamam, kafamdakini hallederek ya da öteleyerek  işimin başına otururum. İş haricinde de yaptıklarımda dikkatli olurum ama bu sefer boşverdim. Hayatımızda da bazen hatalar yapabiliriz ve onları düzeltmek için çaba sarfederiz. Hani çok sinirli olan çocukla babasının verdiği tavsiye hikayesi gibi. Her sinirlendiğinde bu tahtaya çivi çak çivi çakılacak yer kalmadığında da ve artık daha az sinirlendiği için babası çivileri  tek tek sökmesini ister çiviler sökülünce babası tahtayı gösterir  ders aldığını ve kendini iyi hissettiğini söyleyen çocuga babası tahtanın delik deşik halini göstererek  bunu her zaman hatırlamasını söyler.İşte bu yüzden devam ettim yaptığım hatayı daha sonra telafi etmiş olsamda dalgalanmaları biliyorum.Yakından bakınca görebiliyorum. Bakmasamda orada olduğunu her zaman bilicem. Çok güzel görünüyor olmasına rağmen.
Evet uzaktan bakıyorum bir değişiklik oldu evde; hatta kullanımıma girdi bile..
öpüyorum...
Not : süper bir fikrim var! kısa zaman sonra hayata geçireceğim. Yapımını çeker sana gönderirim.

6 Şubat 2011 Pazar

Kırmızı örgü fular ve eldiven



Çok marifetli arkadaşım Rızkat'ın bazı çalışmalarından bahsettiğim oldu. Bu örme fular ve eldivenler ise annesi Emine Özkan'dan bana hediye. Çok marifetli olmanın yanısıra çok da zevkliler ikisi de.

Zevkli olmak, yakışanı bilmek beceriyi daha değerli kılıyor. Ben her türlü el emeğine çok büyük saygı duyarım. Ama zarif bir zevkle birleşmişse daha büyük keyif verir. Rızkat ve annesi bu tanıma çok güzel uyuyor.

Üç kuruş fazla olsun,  kırmızı olsun anlayışına sahip biri olduğumu bilerekten kırmızı simli iple örülmüş. Eldivenler parmaksız. Şimdi moda parmaklı eldivenin üstüne parmaksız süs eldiveni takmak. Bu şekilde kullanılabildiği gibi  tek olarak da kullanılabilir.



Bu zevkli çalışması ve emeği için Emine teyzeye çok çok teşekkür ediyorum, ellerine sağlık. Keyifle kullanacağım.