Zuhal'in Müzesi

21 Mayıs 2010 Cuma

Bakır Sahan Mumluk




Yuh artık diyebilirsiniz. Soırun değil. Ama bence tamamdır.

Bu bakır sahan Malatya'ya bir arkadaşımızın düğünü için gittiğimizde alındı. Sabah güzel bir mekanda yaptığımız  kahvaltıda sahanda yumurta vardı ve o kadar lezzetliydi ki sahanda yumurta yeme alışkanlığı olmayan ben bile bayıla bayıla yemiştim. Bu keyifin ardından ''Buraların bakırı iyidir bir tane alıp gidelim.'' dedik. Nerden bilebilirdik pazar kahvaltısı hayallerimizin baş köşesinde yer alan sahanın bizi yarı yolda bırakacağını...

Bu sahanda sadece 2-3 kez yumurta pişirdim. Nedense çok çabuk bozuldu. ''Şimdi bunu kim kalaylatacak kim uğraşacak'', ''acaba kullanmaya devam mı etsek'',  ''aman boşver zehirliyormuş kalayı bozulunca'' gibi sarfettiğimiz cümlelerden sonra içinde görmüş olduğunuz mumlar, kendini bu genç yaşta hayata veda eden sahanın içinde buldu.


Kim tutar ki beni... İstediğim herşeyin içine mum koyabilirim. Sahanın bu halinden sıkılır, mumları  çıkartır, sahanı  kalaylatır, tekrar yumurta da pişirebilirim. Kim tutar beni?

20 Mayıs 2010 Perşembe

Kelime Bulmaca Saat - Word Search Clock


Ben çok severim bu sözcük aramalı bulmacayı...Kolay olduğundan mı ne? :)) Bulduğunuz her sözcükten sonra saçma sapan bir sevinç duyarsınuz. Çok  zor birşey başarmış gibi... Hahaa...Saate uyarlanmış olması pek bir hoşuma gitti bu yüzden.

Türkçe versiyonunu üretmesini bekliyorum akıllı bir girişimciden... İngilizcesi çok yeterli olmayan biri bu saatin içine saklanmış diğer 14 sözcüğü nasıl bulacak.:)) Konuyu şuraya bağlayalım; neden herşeyin yerli değil de yabancı versiyonu daha caziptir büyük yüzölçümü dünyanın doğusunda kalmış batıya hayran ülkemizde? Kimin işi bu?

19 Mayıs 2010 Çarşamba

Portakallar müzik açtı...2010


Portakallar müzik açtı...

Mersinin mis kokulu portakal ağaçlarında bu defa müzik açtı...

9. Uluslararası müzik festivali başladı...

Dünyaca ünlü birçok müzisyen 20 Mayıs-3 Haziran tarihlerinde Mersin'de buluşuyor.



17 Mayıs 2010 Pazartesi

Anneler günü hediyelerim

Gecikmiş anneler günü hediyelerim...

Aileden uzakta yaşayınca özel günlerde bir araya gelmek gibi bir ayrıcalığımız ve mutluluğumuz yok ne yazık ki...Hatta gecikmiş olarak bile yaşamak mümkün olamayabiliyor. Anneler günüde olduğu gibi...Hediyelerimi de eşimin bir haftalık izni için Zonguldak'a gidiyor olması sebebiyle onun yanına iliştirdim...

Biri anneme...Biri anne yarısı olan halama, diğeri de kuzenimin eşi, Ege'nin annesi Filiz'e...

Güle güle kullansınlar...

Bu havluları hazırlarken çok keyif aldım. Havlular Migrostan, organze havlu kılıfları ise Özdilekten...

Renklerini seçerken hiç zorlanmadım. Ev tekstilinde çok sevdiğim ve beğenileceğine inandığım renkler olan, şıklığı her zaman göz dolduran mor, yaz rengi olan turkuaz ve dinamizmi simgeleyen turuncuyu gönül rahatlığıyla seçtim...


5 Mayıs 2010 Çarşamba

Dekoratif seramik deyince ''Step collection''

Artık dekoratif seramik deyince aklımda olacak bir marka var...''Step collection''...

Kendileri 1997 yılından bu yana sektörde İzmir merkezli olarak hizmet veriyorlar. Koleksiyonlarında mutfak ve banyo aksesuraları, dekoratif tabaklar, vazolar, duvar panoları, abajurlar, lambaderler, heykeller ve mumluklar gibi çok çeşitli ürün  mevcut.

Ben özellikle turkuaz renkteki parçalara dayanamadım. İster istemez de onların resimlerini daha çok ekledim yazıma.

Koleksiyondaki renk seçimlerine ve bazı detaylara bakltığımızda ev dekorasyon modasını yakından takip ettikleri belli oluyor. Birçok parça da birbirine kombine edilebilecek şekilde tasarlanmış. Böylece evinizin mutfak ve banyo gibi birbirinden bağımsız bölümlerinde kendinize özgü bir  bütünlük  yakalayabilirsiniz.

Benim favorilerime gelince...Ayağı kırmızı vazo şeklindeki siyah abajur ve en üste resmini koymuş olduğum turkuaz çanak...Unutmadan...Terra-cotta rengindeki küpleri de favorilerim arasında saymadan geçemem doğrusu... 













Tüm alımlarda kargo ücresiz. Bu ürünlerden çok daha fazlasını http://www.sevgilievim.com'/ da ya da blog dünyasındaki adresleri olan http://www.sevgilievim.blogspot.com'/ da görebilir ve satın alabilirsiniz.Ben daha fazla resim koymak istedim buraya ama herşeyin bir sınırı var tabi...

2 Mayıs 2010 Pazar

Kitap Ayracı

Bunlar da akşamları otururken sıkıntıdan yaptığım kitap ayraçları...


Kulak-burun-boğaz doktorlarının ''ağzını kocaman aç'' dedikten sonra dilimizin en gerisine bastırdığı çubuklardı bunlar...Boyanıp, allanıp pullanmadan önce tabi...Ben oje bile kullanıyorum boyamak için ya da ispirtolu kalem...Boyaları ortaya saçıp uğraşmak canımı sıkıyor çümkü...Yok fırça kirlendi yıka, yok bilmem ne...Tembel işi yani...son zamnalrımın uydurmasyonları...Üstteki iki kitap ayracı dışında... Onlar ablama ait...O üşenmez...


Bu arada Sunay Akın'ın yeni kitabı bizim atladığımız birçok ayrıntıyla dolu.  Tavsiye ederim...Arasında uğur böcekli kitap ayracıyla birlikte...

26 Nisan 2010 Pazartesi

bereket kuşundan broş...

Berket kuşlarından bahsetmiştim...

İşte o kuşlar yapılırken ben ablamın yanına yamanıp yamanıp şunu mu yapsak bunu mu yapsak diyerekten bir broş yapayım dedim. Elime ne geçtiyse  takıp takıştırdım...

Benim çok hoşuma gitti...

Kendim yaptım diye değil :))

Not: Bu kuşlardan yapılmış başka şeyler de gelecek...


18 Nisan 2010 Pazar

Sıradışı tasarımcıdan sıradışı koltuklar...

Bu sıradışı tasarım 1983 doğumlu ünlü fransız tasarımcı Olivier Gregoire'ye ait. .Şu anda New York merkezli çalışan tasarıcı Fransa'da 6 yıldır ürün tasarımı eğitimi aldı. Eserlerinde,  sanat ve endüstri arasındaki dengeyi fonksiyonellikle sağlıyor.

Özellikle bu tasarım, kullanılamayan alanalara, uygun şekillendirmelerle oturma alanı kazandırma ilkesiyle oluşturulmuş. Normalde düz bir halı gibi görünen bu mobilya ona verdiğiniz şekille beraber kendini buluyor ve koltuğa dönüşüyor.




15 Nisan 2010 Perşembe

''kutsal kase''

Sinirden çatlamak üzereydim tam.....Derken 10' a kadar sayıp derin bir nefes aldım...İki paket de eti brownie  yedim.... Ve işte final...Daha sakinimmm...

Bu asabiyetin sebebine gelince...Sebep erkek cinsinin eşya kullanmadaki beceriksizliği ve kullanım yerleri konusundaki kafa karışıklıları...Bunlara anneleri, çocukluktan başlayarak  öğretmiyor mu yaaa,  kase, tabak, bardak mutfakta; diş fırçası, şampuan banyoda kullanılır diye...Allahım allahım...Bukle bukle(!) saçlarına bakım yaparlarken banyoyu çok fazla dağıtmamalarını, yumurta fırçasını ve diğer mutfak gereçlerini bu iş için kullanmamaları gerktiğini, zaten banyo dolabında böyle işler için alet edevat olguğunu daha kaç kaç kaç kaç kere söylemeliyiz. Hem de bağırbağıraaaaaaaa...Aaaaaaaaa...

Amaaan  ya... Vallahi başıma ağrı girdi...Bööyle sağ tarafına doğru, gözüme iniyor ağrısı...İki tane brownie 'yi de indirdik mideye akşam akşam...

Düzenli olarak badem yağı alıyoruz saç bakımı için. Ama ben daha hiç süremedim saçıma...Nasıl iştir anlamadım...Evde yaşayan diğer bireyden bana sıra gelmiyorki.

Geçen hafta sonu da bir erkek berberi gördüm delirdim zaten...Ben daha böyle kokoş kuaför görmedim. Böyle bayan kuaförü bulsam  giderim vallahi. Hani bu erkek berberlerinde müşteri koltuğunun önünde lavabo olur ya, sevimsizdir hani...Adamlar koymuş lavaboyu, geleneği bozmamış ama altın sarısı metal yuvarlak bir lavabo..Bir kokoş bir kokoş inanamazsınız...Yine müşterinin önünde tavana kadar uzanan altın rengi çerçeveli upuzun bir ayna...Müşteriler traş olurken birbirini görmüyor, birbirinden siyah kalın camlarla ayrılmış bölmelerde televizyonlarını seyrede seyrede keyif sürüyorlar...tam erkek işi yani... Keyif çatmaya yönelik...Kadın aceleciliği gibi değil...''benimki sadece düz fön ben bir oturup halletseydim de bu bayanın kesimini sonra yapsaydınız.'' tavrı söz konusu bile değil...

Neyse...Çok uzattım yine...Bir kasedir beni bu noktaya getiren gece gece... Kalk git yat desin biri bana...

Bir ara beş dakika  koaföre uğrayıp ''kırık''larımı aldırayım...

5 Nisan 2010 Pazartesi

Eda Taşpınar'ın Evi

Son zamanların çok konuşulan kadınlarından kendisi.  İkoncan Eda...Ben magazini pek sevmem ama evindeki bazı detayları çok beğendim. Huzur veren bir dekorasyon uygulanmış. Renkler de yumuşak, hiç rahatsız etmiyor. Özellikle yemek masasının olduğu bölüm çok sıcak... Gelelim fotoğraflaraaaa...


Orta sehpanın ayaklarına ve  ahşap sandalyeye dikkat...Ya da koltuk mu demeliydim?



Yatak odasındaki bitkiler gerçek midir acaba? Genç adam dekora ait değil. Sanırım Eda'ya ait...:))